Tarihçe ve tanım
- Kan basıncı ölçümü, ilk olarak, sphygmomanometrenin babası sayılan Stephan Hales (1677-1761) tarafından gerçekleştirildi.
- Kan basıncının noninvazif yöntemlerle ölçümü 1896'da Riva Rocci tarafından bildirildi. Bu yöntemin kusuru sadece 5 cm genişliğinde bir manşon kullanılması idi.
- Von Recklinhausen 1901 yılında bu defekti rektifiye etti manşon genişliğini 12 cm'ye çıkardı.
- N.E.Korotkoff 1905 yılında bugünkü oskültatuar metodu geliştirdi.
- 1930-1940 yılları arasında kan basıncının yaş ile doğru orantılı olarak arttığı ve bunun yaşlılığa doğal bir uyum mekanizması olduğu ileri sürülmüştür.
- Hipertansiyonun tedavi edilmesi gereken bir durum olduğu, 1939 yılında ileri sürülmüştür.
- 2003 yılında yayınlanan Avrupa kılavuzunda, kan basıncının sistolik 140 mmHg ve üzerinde ölçülmesi ya da diastolik kan basıncının 90 mmHg ve üzerinde ölçülmesi halinde bu değerler yüksek kabul edilir.
Evre I Hipertansiyon:
Sistolik kan basıncının 140-159 mmHg, diastolik kan basıncının 90-99 mmHg olması.
Evre II Hipertansiyon:
Sistolik kan basıncının 160-179 mmHg, diastolik kan basıncının 100-109 mmHg olması.
Evre III Hipertansiyon:
Sistolik kan basıncının 180 mmHg ve üzerinde, diastolik kan basıncının 110 mmHg ve üzerinde olması.
Evre I hipertansiyon (140/90 mmHg veya daha yüksek) esas alındığında TEKHARF çalışması verilerine göre ülkemizde erişkin yaştaki her üç kişiden biri hipertansifdir.
Kan basıncı nasıl ölçülür?
Günlük yaşamımızda kan basıncı ölçümü koldan yapılır. Kılavuzlardaki sınıflamalar, kan basıncı değerleri koldan yapılan ölçümler esas alınarak yapılmıştır.
Kan basıncının sağlıklı ölçülebilmesi için hasta ve hekimin birtakım hususlara dikkat etmesi gerekir.
- Kafeinli içeceklere, sigara içimine ve egzersize, kan basıncı ölçümünden en az 30 dakika önce son verilmiş olmalıdır.
- Hasta ayakları yere basacak şekilde ve kolları kalp hizasında en az 5 dakika oturmalıdır.
- Normal vücut yapısındaki insanlarda standard erişkin manşonu kullanılarak kan basıncı ölçülür.
- Şişman kişilerde kolun %80'ini çevreleyebilecek büyüklükte uygun manşon kullanılmalıdır.
- Civalı tansiyon aletleri en doğru ölçümün yapılabileceği cihazlardır.
- Civalı kan basıncı aletleri yerine hava manometreli veya elektonik kan basıncı ölçüm cihazları da kullanılabilir.
- Kan basıncı en az iki kez ölçülmelidir. İki ölçüm arasında 5 mm Hg dan fazla fark varsa 3. ölçüm yapılmalı ve birbirine en yakın iki ölçümün ortalaması alınmalıdır.
- Kan basıncı gece uyku saatlerinde en düşük düzeyine ulaşır. Sabah erken saatlerde vücudumuz uyanmaya hazırlanırken kan basıncımız yükselmeye başlar. Gün içerisinde yaptığımız egzersizler, yaşadığımız duygular ve sigara, kahve gibi içecekler kan basıncımızı etkiler. Bu nedenle kan basıncı değerlendirmesi, ilaç dozlarının ve saatlerinin ayarlanabilmesi için günün değişik saatlerinde ölçüm tekrarı yapılmalıdır.
Kişinin kendi kan basıncını ölçmesi
Ev veya iş yerinde kendi kan basıncınızı ölçebilirsiniz. Doğru ölçüm için yukarıda bahsedilen istirahat ve diğer koşullara uymalısınız. Bilekten ölçüm yapan cihazlar yerine, koldan ölçüm yapan dijital veya analog manometreli cihazlar kullanabilirsiniz.
Yüksek kan basıncı nedenleri
1. Esansiyel Hipertansiyon:
Hipertansiyonu olan 100 hastadan 90'ında teşhis edilebilen bir neden bulunmaz. Bu grup hastalar primer hipertansiyon ya da esansiyel hipertansiyon tanısı alırlar.
2. Sekonder Hipertansiyon:
Hipertansiyonu olan 100 hastadan 10'unda teşhis edilebilen bir hastalık ya da sebep bulunabilir. Aşağıda özetlenmiştir.
. Kronik böbrek hastalığı ve böbrek atar damarının darlığı
. Aort koarktasyonu
. Tiroid ve paratiroid hastalıkları
. Uyku apne sendromu
. İlaçların sebep olduğu
. Cushing sendromu
. Primer aldosteronizm ve diğer mineralokortikoid fazlalığı
. Feokromasitoma
KARDİYOVASKÜLER RİSK FAKTÖRLERİ
Majör risk faktörleri
- Hipertansiyon
- >55 yaş erkek olmak ya da >65 yaş kadın olmak
- Diabetes Mellitus
- Yüksek LDL kolesterol ya da düşük HDL kolesterol
- Hesaplanan GFR <60ml/dk
- Mikroalbüminüri
- Ailede erken yaşta kalp damar hastalığı varlığı
- Şişmanlık (VKİ ≥30 kg/m²)
- Fiziksel inaktivite (hareketsiz yaşam)
- Tütün kullanımı-özellikle sigara
Hipertansiyon tedavi edilmeli mi?
Risk faktörleri içerisinde en sık ölüm sebebi hipertansiyondur. Tedavi edilmediği takdirde aşağıdaki sıklıklarla ölüme yol açar.
- Koroner kalp hast. / Kalp yetersizliği %50
- İnme (kanayıcı / tıkayıcı) %33
- Böbrek yetersizliği %10-15
Bu bakımdan, hipertansiyon mutlaka tedavi edilmesi gereken bir risk faktörüdür.
Hipertansiyon tedavisi yaşam boyu sürer.
Hipertansiyon tedavisi nasıl yapılmalı
1. Tedavinin hedefleri
- Kalp damar hastalıkları ve ilişkili ölümün azaltılması
- Kan basıncı hedeflerine ulaşma
. Eşlik eden hastalık yok ise
<140/90 mmHg
. Diabetiklerde ve böbrek hastalığı olanlarda
<130/80 mmHg
. 50 yaşından büyük kişilerde öncelikle sistolik kan basıncının istenen değere düşürülmesi hedeflenmelidir.
2. Yaşam tarzı değişiklikleri ve diyet
- İdeal kilonuzu koruyun, şişmansanız doktor ve diyet uzmanı önerileri ile ideal kiloya ulaşmaya çalışın.
- Margarin gibi doymuş yağlardan kaçının. Az yağlı ürünler tercih edin. Sebze ve meyveden zengin beslenin.
- Başlangıç olarak sofradan tuzluğu kaldırın. Tuzlu hazır yiyeceklerden kaçının.
- Sigara içmeyin. Sigara içilen yerlerde zaman geçirmemeye çalışın.
- Günde 30 dakika düzenli yürüyüşler yapmaya çalışın.
- Alkol almayın. Alkol kullanıyorsanız günlük alımı hanımlar 1, erkekler ise 2 kadeh içki ile sınırlandırmalıdır.
3. İlaç tedavisi
Yüksek tansiyon teşhisi konulmuş hastalara ilaca başlanma zamanını ve hangi ilaç ya da ilaçların verileceğini bir uzman kararlaştırır. Bu nedenle kendi başınıza ya da komşularınızın önerisi ile tansiyon ilacı almayın. Mutlaka bir doktora başvurun. İlaç tedavisi başlatan doktorunuz ilaç değişikliği ya da ek ilaç önerebilir. Düzenli ilaç alınması sonucunda kan basıncınız kontrol altında olacaktır. Bu düzen ilaca devam ettiğiniz süre devam eder. İlacınızı aksatır ya da keserseniz kan basıncınız tekrar yükselir. Hipertansiyonda ilaç tedavisi yaşam boyu sürer.
4. Takip ve tedavi uyumunun izlenmesi
- Hipertansiyonu olan hastalarda tedaviye uyum oranı %20-80'dir. Bir başka deyişle tedavi gören hastaların ancak yarısı tedaviye uyum göstermektedir.
- Tedaviye başlandıktan 1 yıl sonra, hastaların yarısı ilacını almayı bırakmaktadır.
- Hipertansiyon tedavisinde uyumun sağlanabilmesi için doktorunuzla gerekli sıklıkta görüşmeyi ihmal etmeyin.
İLAÇLARIN İSTENMEYEN YAN ETKİLERİ VAR MI?
Değişik tansiyon ilaçlarının değişik yan etkileri ortaya çıkabilir. Öksürük, yüzde allanma, bacaklarda şişlik (ödem), ciltte kabarıklık ve alerji gibi. Herhangi bir istenmeyen etki durumunda bir sonraki dozu almadan doktorunuza başvurun.