Böbrekler ve görevleri İnsan vücudunda, normalde, belkemiğinin sağ ve
solunda yer alan iki böbrek vardır. Her bir böbrek yaklaşık 12 cm
uzunluğunda ve 150 gr. ağırlığındadır; ortalama olarak bir yumruk
büyüklüğündedir. Bu organlar mikroskop ile incelenince “nefron” adı
verilen küçük süzgeçlerin varlığı saptanır. Her bir böbrekte yaklaşık
bir milyon tane nefron bulunur; bu küçük yapılar kendilerine gelen kanı
devamlı süzerek idrarı meydana getirirler. Oluşan idrar, önce
böbreklerin iç ve orta kısmında bulunan bir havuzcukta (pelvis)
birikir, daha sonra üreter adı verilen iki boru aracılığı ile mesaneye
taşınır. Mesane dolduğunda idrar yapma isteği uyanır. Böylece idrar
dışarı atılır. Böbreklerin en önemli görevi, kanı zararlı
artıklardan temizlemek, vücudun su ve tuz dengesini düzenlemek ve
böylece tüm organ ve sistemlerin belirli bir uyum içinde çalışmasını
sağlamaktır. Söz konusu görevler tam olarak yapılamazsa, vücutta
zararlı maddeler, su ve değişik yapıda tuzlar birikir ve kimyasal denge
bozulur. Bu durumda, başta kalp ve beyin olmak üzere tüm diğer organlar
görevlerini yerine getiremez hale gelir. Böbrekler, ayrıca çeşitli
hormonlar salgılar. Bu hormonlar, kan yapımı, kemik gelişmesi ve
tansiyonun belirli düzeyde tutulmasına yardımcı olur. Böbrek
yetersizliği durumunda bu hormonların salgılanmasında düzensizlik
olduğu için yukarıda sözünü ettiğimiz bozukluklara ek olarak kansızlık,
kemik hastalıkları ve tansiyon ayarsızlıkları da ortaya çıkar. İnsan
vücudunda, normalde iki böbrek bulunur, ancak; sağlıklı olan ve yeterli
çalışan tek bir böbrek de vücudun tüm gereksinimlerini rahatlıkla
karşılayabilir.
Son dönem böbrek yetersizliği Böbreklerin görevlerini yapamaz hale gelmeleri ile ortaya çıkan
hastalık tablosuna son dönem böbrek yetersizliği ya da kısaca “üremi”
denir. Bu hastalıkta su ve tuz dengesi bozulur, vücutta zararlı
maddeler birikir ve bir önceki bölümde sözünü ettiğimiz bozukluklar
ortaya çıkar. Sonuçta, vücudun tüm organ ve sistemlerini ilgilendiren
şikayet ve bulgular belirir.
Üremik hastalarda görülen başlıca belirtiler şunlardır: Halsizlik,
solukluk, iştahsızlık, ağızda kötü koku, bulantı, kusma, ishal, karın
ağrısı, tansiyon yüksekliği, nefes darlığı, yorulmakla veya istirahatte
ortaya çıkan göğüs ağrıları, öksürük, balgam, inatçı kaşıntı, sık
olarak ateşli hastalıklara yakalanma, psikolojik bozukluklar, şuur
bulanıklığı, sara (epilepsi)’ye benzer nöbetler ve üremik koma. Hastalık uygun şekilde tedavi edilmezse ölüm kaçınılmazdır. Böbrek
yetersizliğine en sık yol açan neden şeker hastalığıdır.
“Glomerulonefrit” adı verilen özel tipte iltihaplar, yüksek tansiyonun
böbreğe yaptığı zararlar, doğumsal bazı böbrek hastalıkları, böbrek
taşları ile bazı ilaç ve zehirli maddelerin yaptığı yıkım da son dönem
böbrek yetersizliğine yol açabilir. Bu hastalıkların bazıları erken
dönemde fark edilirse tedavi edilerek böbrek yetersizliği önlenebilir
veya geciktirilebilir, diğer bir bölümü ise sinsi olarak seyreder ve
ancak son aşamada şikayetler belirir ve hasta bu dönemde hekime
başvurur.
Son dönem böbrek yetersizliğinde tedavi seçenekleri Böbrek yetersizliğinin nedeni ne olursa olsun, bu dönemdeki hastalar için, başlıca 3 tedavi seçeneği vardır: 1. Sürekli, düzenli hemodiyaliz 2. Sürekli periton diyalizi 3. Canlı veya kadavra vericilerden (donörlerden) yapılan böbrek nakli Hemodiyaliz
tedavisinde, hastanın belirli günlerde hemodiyaliz makinesine
bağlanması, periton diyalizinde ise, kendisinin veya bir yakınının
periton diyalizi (hastanın karın boşluğuna özel sıvıların verilip geri
alınması) işlemini uygulaması gerekir. Ancak, uygulanan bu tedavi
metodları, kısmen de olsa, hareket serbestisini kısıtlar ve psikolojik
sorunlar doğurabilir. Ayrıca diyaliz tedavilerinde böbreğin sadece
süzme fonksiyonları yerine getirilir, hormonal fonksiyonlar eksik kalır.
Başarılı böbrek naklinden sonra ise: 1. Diyaliz tedavilerine gerek kalmaz, hasta bağımsız bir hale gelir, 2. Diyet ve sıvı kısıtlamaları büyük ölçüde ortadan kalkar, 3. Sağlıklı bir böbreğin tüm fonksiyonları yerine getirildiği için
fiziksel ve psikolojik olarak da birey kendini daha iyi hisseder. Ancak böbrek naklinin de bazı riskleri ve yan etkileri vardır. Şöyle ki: Nakledilen
böbreğin vücut tarafından reddedilmesini önlemek amacıyla, ameliyattan
sonra, ömür boyunca iki veya üç ilacın birlikte kullanıldığı tedavi
programları uygulanır. Bu ilaçlar, çoğu kez böbreğin reddini
önleyebilir; ancak, bu sırada vücut direncini de azaltır ve başlıca iki
yan etkiye sebep olur: 1. Her türlü mikrobik hastalığa karşı vücudun savunması azalır, 2. Tümör oluşumu riski, normal insanlara göre biraz daha artar. Böbrek
naklinin ve reddi önlemek için uygulanan tedavilerin, anlatılanların
dışında başka yan etkileri de vardır, ancak bunlar çok önemli değildir
ve kolaylıkla kontrol altına alınabilir.
Böbrek nakli ile ilgili genel bilgiler Böbrek nakli canlı veya kadavra vericilerden yapılır. Aralarında
kan bağı olan akrabalardan alınan böbrekler genellikle hastanın vücudu
ile daha iyi uyum gösterir. Bu tür canlı vericilerden yapılan
ameliyatlarda, hasta ve böbrek vericisi önceden ayrıntılı olarak
incelenir, hazırlanır ve en uygun şartlar oluştuğunda nakil
gerçekleştirilir. Onun için canlı vericilerden yapılan naklin başarı
şansı daha fazla, ameliyat riski daha azdır. Bununla birlikte, kadavra
böbreği bekleyen hastaların da nakil öncesinde ayrıntılı şekilde
hazırlanması ve yeni ilaçların uygulamaya girmesiyle kadavradan yapılan
nakillerin başarı da çok artmıştır.
Böbrek nakil ameliyatı: Ameliyat sırasında
nakledilen böbrek kasığın hemen üzerine, sağ veya sol tarafa
yerleştirilir. Bu böbreğin atardamarı karın alt kısmında bulunan büyük
bir atardamara, toplardamarı da yine karnın bu kısmında bulunan büyük
bir toplardamara dikilir. İdrar borusu mesaneye ağızlaştırılır. Uygun şartlarda tüm bu ameliyat 2-4 saat kadar sürer. Her
ameliyatın kendine özgü riski olduğu gibi böbrek nakil ameliyatının da
bir riski vardır. Fakat gelişen yeni teknikler sayesinde, hayati risk
yok denecek kadar azdır. Ameliyat sonrasında, genellikle canlı
vericilerinden alınan böbrekler hemen idrar yapmaya başlar ve bir daha
diyalize girme gereksinimi kalmaz. Kadavra vericilerinden yapılan
nakilden sonra ise, yeni böbreğin çalışmaya başlaması bazen 2-3 hafta
kadar gecikebilir. Bu süre içinde destekleyici diyaliz tedavileri
uygulanır, böbrek fonksiyonları yeterli düzeye geldiğinde ise diyaliz
tedavisine son verilir. Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi her şeyin normal geliştiği ve sürdüğü koşullarda, ortalama 10-20 gün kadardır.
Böbrek vericileri için bilgiler Sevdiğiniz birine iyilik yapmak, yardım edebilmek
her zaman için güzel bir duygudur. Üstelik kendi vücudunuzdan bir
organı bağışlayarak sevilen yakının iyi bir yaşam sürmesini sağlamanın
mutluluğu hiçbir şeyle kıyaslanamaz Bu güzel duygulara rağmen,
böbreklerinizden birini bağışlamak ilk anda sizi ürkütebilir ve ileri
dönemde kendi sağlığınız yönünden endişeye yol açabilir.
Bu konuda şunu unutmayınız: Sağlıklı tek bir böbrek vücudunuzun gereksinimlerini hiçbir soruna yol açmadan karşılar. Böbrek
bağışına karar verdiğinizde öncelikle sizin sağlığınızın zarar
görmemesi için çok ayrıntılı incelemeler yapılacak, ancak daha sonra
organ bağışınız kabul edilecektir. Bu incelemeler sırasında en küçük
bir tereddüt oluşursa, durum size ve hastanıza bildirilerek başka bir
donör aranacaktır.
Kısaca: Eğer hekiminiz organ bağışlamanızda sakınca
görmüyorsa bir böbreğinizi gönül rahatlığıyla hastanıza verebilirsiniz.
Bu durum sizin normal yaşam sürenizde hiçbir değişiklik yapmayacaktır. Böbreğinizi
bağışlamanız için herhangi bir üst yaş sınırı yoktur. 65 yaş üzerinde
genelde tüm organlar ile beraber böbrekler de yaşlanır ve fonksiyon
bozuklukları daha sık görülür. Ancak, incelemeler olumlu çıkarsa bu
yaşın üzerindeki kimselerin de organ bağışlamalarına izin verilir. 18
yaşından küçük bireylerin canlı böbrek vericisi olmaları tıbben
mümkündür. Ancak, sosyal nedenler ile ülkemizde ve tüm dünyada bu yaşın
altındaki bireylerin organ bağışı kabul edilmez. Yapılacak
incelemeler sonucunda, o an için böbrek fonksiyonlarınız yeterli
bulunsa bile, daha önceden ciddi bir böbrek hastalığı geçirdiyseniz,
tansiyonunuz yüksek bulunursa veya şeker hastalığı saptanırsa böbrek
bağışınız kabul edilmeyecektir. Hastanızı böbrek yetersizliğine
götüren neden ailevi bir özellik taşıyorsa en az 30 yaşında olmanız ve
yapılacak incelemeler sonucunda, sizde bu böbrek hastalığına ait hiçbir
belirtinin saptanmaması gereklidir.
Böbrek vericisi ile hasta arasında kan grubu uyumu: Böbrek
nakli yapılabilmesi için alıcı ve verici arasında, öncelikle kan
gruplarının uyumlu olması şartı aranır. Kan grupları başlıca 0, A, B ve
AB olarak dörde ayrılır. 0 kan grubundan olan bir kimse herkese (0, A,
B ve AB) organlarını bağışlayabilir. AB kan grubundan olan bir hasta
ise her vericiden organ alabilir. A ve B kan grubundan olan bireyler
kendi gruplarına uygun kimselere organ verebilirler veya bunlardan
organ alabilirler. Rh kan grubu tipi organ nakli sırasında önem taşımaz.
Böbrek vericisi ile hasta arasında doku grupları uyumu: Böbrek naklinde, kan grubu uyumu dışında, dokular arasında da iyi bir uyum bulunması yararlıdır. Doku
uygunluğu testleri böbrek vericisi ile nakil yapılacak hastanın
vücutlarındaki doku ve organların birbirine benzerliğini araştırır. İki
bireyin dokuları birbirine ne kadar benziyorsa nakledilen organın,
hastanın vücudu tarafından reddedilmesi olasılığı da o kadar azdır. Tek
yumurta (birbirinin tıpa tıp aynı olan) ikizlerin arasında yapılan
organ nakillerinde red söz konusu değildir. Genellikle anne ve
babaların dokuları, çocukları ile kısmi bir uyum gösterir. Kardeşler
arasında ise tam uyum veya orta derecede uyum gözlenebilir, bazen de
tam bir doku uyumsuzluğu görülebilir. Hiç doku uygunluğu olmayan
bireyler arasında da böbrek nakli yapılabilir, ancak bu tip nakillerde
ileriki yıllarda red riski biraz daha fazladır.
Organ bağışından önce vericilerde yapılan incelemeler Organ bağışınızın sağlığınızı olumsuz yönde
etkilememesi için, ayrıntılı incelemelere gereksinim vardır. Bu
incelemeler aşağıda sıralanmıştır.
1. Fizik Muayene Bu muayenede yalnızca
böbrekleriniz değil, tüm organ ve sistemleriniz ayrıntılı bir muayene
ile gözden geçirilecektir. Bu muayene sırasında herhangi bir hastalık
saptandığında mümkünse tedavi edilecek, ancak daha sonra organ
bağışlamanız gündeme gelecektir
2. İdrar incelemesi ve böbrek fonksiyon testleri Böbreklerinizin
kesinlikle sağlıklı olduğundan emin olmak için, başvurunuzun ilk
günlerinde arka arkaya pek çok kez idrar incelemesi ve böbrek fonksiyon
testleri yapılacaktır. Böbreklerinizin görev yapmasında herhangi bir
aksama varsa, sağlığınızı tehlikeye atmamak için, organ bağışınız kabul
edilmeyecektir.
3. Kan İncelemeleri Yapılacak çeşitli kan
incelemelerinin normal bulunması sağlıklı olduğunuzu ve organ bağışında
bulunabileceğinizi göstermesi açısından önem taşır.
4. Bakteriyolojik İncelemeler Bulaşıcı bir
hastalığınız varsa, bu hastalığa neden olan mikroplar, böbrek nakli
sırasında hastanıza da geçerek sorunlara yol açabilir. Bu nedenle idrar
ve boğaz kültürleri yanında, değişik kan tahlilleri de yapılarak
bulaşıcı bir hastalığınızın olmadığından emin olunacaktır. Bu tür bir
hastalık saptandığında, tedaviye başlanacak ve ancak sağlığınızı tekrar
kazandığınızda organ bağışınız kabul edilecektir.
5. Radyolojik İncelemeler Çeşitli görüntüleme yöntemleri sağlık durumunuzun ortaya konulmasında önem taşır. Göğüs Filmleri: Akciğerlerinizi kontrol etmek için çekilir. Böbrek Filmleri: Damardan
özel bir ilaç verilerek çekilen bu filmler, böbreklerinizin yapısını,
normalin dışında bir durum olup olmadığını gösterir ve hangi
böbreğinizin alınacağı konusunda hekiminizi bilgilendirir. Anjiografi: Kasıktan sokulan ince bir boru yardımı ile böbrek damarlarını
görebilmek için çekilen bir filmdir. Bu film de alınacak böbreğin
tayininde ve ameliyatın yönlendirilmesi konusunda hekime yardımcı olur.
6. Diğer İncelemeler Sağlığınızı genel anlamda
gözden geçirmek ve ameliyat esnasında herhangi bir sorunla
karşılaşmanızı önlemek için, saydığımız bu incelemeler yanında
elektrokardiyografi, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya
gerektiğinde diğer bazı inceleme ve testler yapılabilir. Sayılan tüm bu incelemelerin normal sınırlar içinde bulunması durumunda organ bağışınız kabul edilecektir.
Böbrek nakli adayı hastalar için bilgiler Böbrek nakli yapılacak hastalar için kesin bir üst yaş sınırı yoktur.
Ancak 65 yaşın üzerindeki hastalarda, ameliyat sonrası sorunlar genelde
sıktır. O nedenle, çoğu kez, bu hastaların diyaliz tedavisinde
kalmaları daha uygundur. Nakilden sonra, takılan böbreğin reddini
önlemek için verilecek ilaçlar vücut direncinizi ve savunmanızı
azaltacaktır. Bu nedenle yakın zamanda geçirilmiş bulaşıcı bir hastalık
söz konusu ise bu hastalık tamamen iyileşene kadar ameliyat olmanız
sakıncalıdır. Kanser hastalığı geçirmiş kişilere de böbrek nakli
yapılabilir. Ancak bunun için önceden yeterli bir tedavi uygulanmış
olması ve en azından 1 yıl süre ile hastalığın tekrarlamadığının
saptanması gereklidir. Böbrek yetersizliğine yol açan bazı
hastalıklarda, nakledilen böbrekte de aynı hastalık nüksedebilir. Bu
nedenle bazı diyaliz hastalarında nakil bir süre için geciktirilir. Kısa
bir süre önce kalp krizi veya kısmi felç geçirilmiş olması da
ameliyatın ertelenmesini gerektirir. Söz konusu hastalıkların yeterince
tedavi edilmesinden sonra böbrek nakli tekrar gündeme gelir. Önemli
olan bir başka konu da böbrek naklinin maddi giderleridir. Bu tedavi
şeklinde, ameliyat sonrasında böbreğin reddini önlemek için sürekli
özel ilaçlar uygulanır. Bu ilaçların bir kısmı yurtdışından getirilir
ve oldukça pahalıdır. Emekli Sandığı veya Sosyal Sigortalar Kurumu
tarafından sağlık güvencesi bulunan ya da devlet memuru olan hastaların
tedavi ve ilaç giderleri ilgili kurumlar tarafından karşılanır. Ancak
sosyal güvencesi olmayan hastaların, oldukça yüklü olan tedavi ve ilaç
giderlerini karşılamaları zordur. Bu yüzden hastaların sağlık
güvencesine kavuşmaları mutlaka gereklidir.
Böbrek naklinden önce hastalarda yapılan incelemeler Böbrek naklinin çok iyi bir tedavi yöntemi olduğuna önceki
bölümlerde değinilmişti. Ancak, bazı durumlarda nakil sonrasında
problemler ortaya çıkabilir. Bu sorunları en aza indirmek için nakilden
önce ayrıntılı incelemelere gereksinim vardır. Bu incelemeler aşağıda
sıralanmıştır.
1. Fizik Muayene Böbrek nakline aday olabilmeniz
için öncelikle hekiminiz sizi ayrıntılı olarak muayene edecektir. Bu
aşamada, genel bir muayenenin yanısıra; kulak burun boğaz ve diş
muayeneleri ile kadın hastalar için jinekolojik muayene de önem taşır.
Sayılan muayenelerde herhangi bir sorun ortaya çıkarsa, ameliyattan
önce bunların tedavi edilmesi gerekecektir.
2. Kan İncelemeleri Bu incelemeler diyaliz
tedavinizin yeterliliği, karaciğerinizin fonksiyonları, kan sayımınız,
vücudunuzda sarılık ya da başka bulaşıcı hastalıklara yol açabilen
virüslerin varlığı hakkında hekiminize bilgi verir.
3. Bakteriyolojik İncelemeler Ameliyattan sonra
uygulanan ve reddi önlemeye yönelik tedavilerin vücut direncinizi
azaltabileceği ve bazı sinsi iltihabi hastalıkları alevlendirebileceği
hakkında bilgi verilmişti. Yapılan bakteriyolojik incelemeler, bu sinsi
infeksiyonların kaynağını bulmaya yöneliktir. Alınan kültürlerde mikrop
üremesi durumunda gerekli tedaviler yapılır ve ancak vücudunuz
infeksiyondan arındırıldıktan sonra böbrek nakli yapılmasına izin
verilir.
4. Radyolojik İncelemeler Göğüs Filmi: Kalbinizde ve akciğerlerinizde herhangi bir hastalığın olup olmadığını kontrol etmek açısından gereklidir. Mide Filmi: Midede herhangi bir hastalığı saptamada ve gerektiğinde nakil öncesinde
tedavi edebilmede önem taşır. Çünkü ameliyat sonrasında uygulanan
ilaçlardan bazıları mideye zarar verebilir ve var olan bir ülserin
kanamasına neden olabilir. Mesane Filmi: Bazı
hastalarda idrar yaparken, mesanedeki idrar böbreğe doğru taşabilir ve
böbrek iltihabına yol açabilir. Onun için hastalara idrar sondası
takılarak çekilen filmler ameliyat öncesi değerlendirmede önem taşır.
Bu filmin sonuçlarına göre bazen hastanın kendi böbreklerinin
çıkarılması gündeme gelebilir. Anlatılanlar dışında, genel sağlık
durumunu kontrol etmek için elektrokardiyografi, ultrasonografi,
bilgisayarlı tomografi gibi başka testler de gerekebilir. Bu tür
incelemeler söz konusu olduğunda hekiminiz size daha ayrıntılı bilgi
verecektir.
Nakil öncesinde hastaların dikkat etmesi gereken noktalar 1. Beslenme Böbrek nakli
sonrasında, özellikle ilk aylarda, yüksek dozda kullanılan ilaçlar
vücudunuz üzerinde olumsuz etkiler gösterebilir. İşte bu yan etkileri
önleyebilmek için nakil öncesinde beslenmenize daha fazla özen
göstermeniz gereklidir. Bu dönemde et, süt, yumurta, peynir gibi hayvansal gıdaların alımı ön planda tutulmalıdır.
2. Diş Bakımı Çürük dişler veya dişetlerindeki
iltihabi hastalıklar nakil sonrasında bazen önemli sorunlara yol
açabilir. Bunu önleyebilmek için 3-6 ay gibi aralıklarla diş hekimine
gitmeniz ve gereken tedavileri yaptırmanız yararlıdır. Diş çürümelerini
önlemek için dişlerinizi düzenli bir şekilde fırçalamaya özen
göstermelisiniz
3. İltihabi Hastalıklarından Korunma Nakil
sonrası dönemde uygulanacak tedaviler infeksiyon hastalıklarının daha
ciddi seyretmesine yol açabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde herhangi
bir bulaşmayı önlemek için ateşli ve bulaşıcı hastalığı olan bireyler
ile aynı ortamda bulunmamaya dikkat ediniz. Ailede bulaşıcı
hastalığı olan bir kimse varsa, kişisel eşyalarınızı (tabak, çatal,
havlu, jilet vb.) ayırınız. Nakil öncesinde böyle bir hastalık ortaya
çıkarsa ameliyatınızın ertelenmesi gerekebilir.
4. Kadavra Nakil Hazırlık Polikliniği Kontrolleri Polikliniğe
ilk kez başvurduğunuzda, kadavra böbreği bekleme listesine yazılacak ve
bundan sonra belirli aralıklarla kontrollere gelmeniz istenecektir. Her
gelişinizde bir sonraki kontrol için randevu alınız. Sizce önemsiz bile
olsa, her türlü yakınmanızı poliklinikte kontrolünüzü yapan hekime, ya
da diyaliz hekiminize mutlaka bildiriniz. 5. Doku Grubu
Laboratuarındaki Kan Kontrolleri: Kadavra böbreği bekleme listesindeki
hastalar belirli aralıklar ile doku laboratuarına çağrılacaklardır.
Yapılacak incelemelerde kanlarında organ reddinde rol oynayabilecek
özel maddeler gelişip gelişmediği kontrol edilecektir. Çağırıldığınız
tarihte mutlaka kontrole gelerek kan testlerinizi yaptırınız.
Böbrek nakli ile ilgili soru ve yanıtlar 1. Canlı veya kadavra vericilerden nakil yapılacak adayların hazırlıkları arasında bir fark var mıdır? Hayır.
Kadavra böbreği bekleme listesindeki adaylar da tıpkı canlı vericiden
nakil yapılacak adaylar gibi incelenirler. Ancak bir kadavra böbreğinin
ne zaman bulunacağı belli olmadığı için, zaman geçtikçe önceden
yapılmış muayene ve bazı labaratuar incelemelerini tekrarlamak
gerekebilir. Bu nedenle kadavra böbreği bekleme listesindeki hastaların
belirli aralıklarla, kontrola gelmeleri gereklidir. Kısaca; kadavra
böbreği bekleyen hastalar ameliyata her an hazır durumda olmalıdır.
2. Nakil adayı hastaların kendi böbrekleri çıkarılır mı? Genellikle
hastaların kendi böbreklerine dokunulmaz. Ancak, inatçı tansiyon
yüksekliği, böbreklerde tedaviye dirençli infeksiyon, idrarın mesaneden
böbreğe taşması, çok büyük kistlerin varlığı söz konusu ise, hastalıklı
böbrekler çıkarılır. Bu ameliyat bazı merkezlerde nakilden önce yapılır
ve 3-4 hafta sonra yeni böbrek takılır. Bazı merkezlerde ise böbrek
nakli ameliyatı yapılırken aynı anda hastanın kendi böbrekleri de
çıkarılır. Ancak, her iki ameliyatın aynı seansta yapılması oldukça
uzun sürer ve biraz daha risklidir.
3. Kadavra böbrek listesine kayıtlı hastalar için bekleme süresi ne kadardır? Ülkemizde
halen kesin bir süre belirtmek mümkün değildir. Listeye çok yeni giren
bir hasta, uygun böbrek çıkması ile kısa zamanda nakil şansına
kavuşabildiği gibi, bazen de uygun bir böbrek çıkmadığı için uzun süre
bekleyebilir. Olanaklar elverdiğince, uygun böbrek çıktığında daha uzun
beklemiş hastalara öncelik tanınır. Halkımızın bilinçlenerek daha fazla organ bağışında bulunması bekleme süresini kısaltacaktır.
4. Kadavra böbrek bulunduğunda hastalara nasıl haber verilir? Böbrek
nakli ünitesinde bilgisayarda kadavra böbreği bekleyen tüm hastaların
telefon numaraları kayıtlıdır. Uygun bir kadavra böbreği çıktığında
günün herhangi bir saatinde telefonla haber verilerek, hastaneye
gelmeniz istenecektir. Size daha kolay ve kısa sürede haber
verilebilmesi için, varsa, birden fazla telefon numaranızı ve
yakınlarınızın da telefon numaralarını bildirmeniz faydalıdır. Telefon
numaralarınızda bir değişiklik olduğunda bunu hemen üniteye
bildirmelisiniz.
5. Böbrek bulunduğu haberi ile hastaneye çağrılmanız mutlaka nakil yapılacağı anlamına mı gelir? Hayır.
Bir kadavradan elde edilen iki böbrek için yaklaşık 10 hasta üniteye
çağrılmaktadır. Burada hemen yapılan muayene ve acil labaratuar
incelemeleri sonucunda, ünite hekimlerinden oluşan bir kurul tarafından
seçim yapılmakta ve durumu en uygun olan iki hastaya böbrek nakli
yapılmaktadır. Nakil yapılamayanlara ise bunun nedenleri açıklanır ve
hastalar evlerine gönderilir.
6. Kadavra böbrek nakli için çağrıldığınız zaman neler yapmalısınız? Öncelikle
o saatten itibaren hiçbir şey yememeli ve içmemelisiniz. Bekleme
listesindeki her hastanın kişisel eşyaları (pijama, terlik, diş
fırçası, bardak, çatal, kaşık gibi) küçük bir çantada her an hazır
olmalıdır. Bu, özellikle şehir dışından gelecek hastaların telaşa
kapılmamaları ve hazırlanmakla vakit kaybetmemeleri için önemlidir.
Çağrıldığınızda, eşyalarınızı da yanınıza alarak vakit kaybetmeden
(başka bir şehirde oturmakta iseniz, mümkünse uçakla) üniteye
gelmelisiniz.
7. Kadavra böbreğin size takılmasına karar verildiğinde ne tür işlemler yapılacaktır? Bu
karardan sonra, artık hastanede kalacaksınız. O gün diyalize
girmediyseniz, acil olarak diyalize alınacak ve bitiminde hastaneye
yatırılacaksınız. Gerekli ameliyat hazırlıkları ve nakil öncesi ilaç
uygulamalarından sonra böbrek nakli ameliyatına alınacaksınız. Artık yeni böbreğiniz takılacak ve sizin için yeni bir yaşam dönemi başlayacaktır.
|